05 Aralık, benim için özel bir gün. 2015’te, hayatımın en değerli insanı olan babamı kaybettim. O günden beri her 05 Aralık, babama adanmıştır. O gün, onunla baş başa kalırım. İçimden onunla konuşur, geçen yıl neler yaşandığımı anlatırım. Ağlarım, bazen sessizce, bazen hıçkırarak… Ama hep özlemle.
Beni böyle görse kızardı, biliyorum: “Ben seni böyle mi yetiştirdim? Hadi gül biraz, asma şu güzel yüzünü,” derdi.
Ben çocukken, annemler Dallas dizisini izlerdi. O zamanlar, o küçük aklımla hep oralarda olmayı hayal ederdim. Babamı kaybettikten sonra uzun bir yas sürecinden geçtim. Kendimi toparladıktan sonra, kurumsal hayattan ayrıldım ve Texas’a gitmeye karar verdim. Altı ay kaldım Texas’ta. O altı ay benim için bir yolculuktan çok daha fazlasıydı.
Texas, benim değişim ve dönüşümümün başladığı yer oldu.
O altı ayın sonunda Türkiye’ye döndüm
O altı ayın sonunda Türkiye’ye döndüm, ama Texas hep aklımdaydı. Yeniden gitmeye karar verdim ama malum, COVID geldi. İlk kapanmadan sonra tekrar hazırlık yaptım gitmek için, derken ikinci kapanma oldu ve planlar ertelendi. Ben de Türkiye’de kalıp kendi eğitimlerimi, atölyelerimi oluşturdum.
Bir girişimcilik kulübüne üye oldum ve verdiğim bir eğitim sonrası bir katılımcı bana yazdı: “Bu eğitim değil, bir dönüşüm yolculuğuydu.”
Sonrasında o katılımcıyla konuşmaya başladık. Amerika’da yaşıyordu ve beni davet etti. Kapılar açıldığında Amerika’ya uçtum. İş buldum, ev tuttum ve bu süreçte o kişiyle arkadaşlığımız daha da güçlendi. Birlikte eğitimlere, seminerlere katıldık. Tony Robbins’in Dallas’taki etkinliğine gitmeye karar verdik.
O dört günlük yoğun program, benim için sadece bir seminer değil, aynı zamanda hayatımın dönüm noktasıydı.
Seminerin sonunda dinlenmek için bir gün daha
Seminerin sonunda dinlenmek için bir gün daha kalmaya karar verdik. O sabah kahvaltıda, sonbaharın eşsiz bir gününde bahçeye çıktık. Arkadaşım bana dönüp, “Sen bu dünyada ne yapmak istiyorsun?” diye sordu. Büyük bir heyecanla hayallerimi anlatmaya başladım. İçim içime sığmıyordu; gözlerim parlıyordu.
Bir süre sessizlik oldu. Sonra gözlerime bakarak, “Bu hayalleri benimle gerçekleştirmek ister misin?” diye sordu. Şok olmuştum. Hiç beklemediğim bir teklifti: “Benimle evlenir misin?”
O an, yıllardır içimde taşıdığım bir duanın cevabıydı. Hep şöyle derdim: “Keşke babama benzeyen biriyle evlensem (karakter olarak)…” Ve şimdi, yıllar önce hayalini kurduğum Dallas’ta, babamın hayalini yaşatan bir adamdan evlenme teklifi alıyordum.
Nikâh günü için 01 Aralık’ta gün aldık. Ancak işler planladığımız gibi gitmedi. O gün sadece evraklarımız kontrol edildi ve yeni bir tarih verildi: 05 Aralık.
Ve böylece, 05 Aralık 2023’te, Los Angeles’ta, babamın ölüm yıl dönümünde, çocukluk hayallerimdeki gibi kalbi babam gibi güzel bir adamla evlendim. O gün benim için bir veda, bir kavuşma ve bir başlangıçtı.
Bugün, birinci yılımızı kutluyoruz. Gözlerim dolu ama kalbim huzurlu. 05 Aralık, benim için hep yas ve kutlamanın el ele yürüdüğü bir gün olacak. Tıpkı hayat gibi… İçinde hem hüznü hem umudu barındıran bir yolculuk…
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Duygusal Zeka Eğitiminin İş Yerindeki Önemi: Verimliliği ve Liderlik Kalitesini Nasıl Artırır?
Her Gün Yürüyüş Yapar mısınız?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda

