“Mükemmeliyetçi” kelimesi çoğu zaman olumsuz bir çağrışım yapar. Kaygı, erteleme, hata yapma korkusu… Ama sahada, eğitimde, liderlikte ve danışanlarımla yaptığım çalışmalarda gördüğüm bir gerçek var: Mükemmeliyetçilik tek bir şey değildir.
Aynı kelime, iki tamamen farklı zihniyetin sonucu olabilir.
Bazı insanlar mükemmel olmaya çalışır çünkü hata yapmaktan korkarlar. Hata, onlar için bir geri bildirim değil; bir tehdittir.
Bu durumda kişi: Risk almaktan kaçınır, Güvenli seçimler yapar, Yardım istemekten çekinir, Hata yapmamak için öğrenme fırsatlarını kaçırır.
Bu tür mükemmeliyetçilik, kişiyi küçültür. Carol Dweck’in ifadesiyle, insan bazen “mükemmel kalabilmek için dünyasını küçültmeye” başlar.
Ama bir de başka bir mükemmeliyetçilik vardır.
Bazı insanlar ise mükemmele yaklaşmak için çabalar. Amaçları kusursuz görünmek değil, daha iyi olmaktır.
Bu durumda kişi: Sürece odaklanır, Hataları veri olarak görür, Geri bildirim arar, Zorlukları gelişimin parçası kabul eder.
Bu tür mükemmeliyetçilik kişiyi büyütür.
Hata Yapma Korkusu Neden Bu Kadar Güçlü?
Çünkü birçok sistem — okullar, kurumlar, hatta aileler — uzun yıllar boyunca şu mesajı verdi: Doğru olmak değerlidir. Yanlış olmak risklidir.
- Bu mesaj zamanla şu inanca dönüşür: “Değerli olmak için hatasız olmalıyım.”
- Oysa nörobilim ve öğrenme bilimi bize tam tersini söylüyor: Öğrenme, hata ile başlar.
- Beyin, zorlandığında ve yanlış yaptığında değişir. Kolay olan, nadiren kalıcı öğrenme yaratır.
- Yüksek Standartlar ile Hata Korkusu Aynı Şey Değildir
- Bu ayrım çok kritiktir.
- Yüksek standartlar: Gelişimi destekler, Disiplini artırır, kaliteyi yükseltir.
- Hata korkusu ise: Yaratıcılığı azaltır, öğrenmeyi yavaşlatır, psikolojik güvenliği zedeler.
- Birinde kişi kendisi için çabalar. Diğerinde kişi yargılanmamak için çabalar.
- Dışarıdan bakıldığında ikisi aynı görünebilir. Ama içsel deneyim tamamen farklıdır.
Bir ekipte, bir sınıfta ya da bir ailede şu soruyu sormak gerekir:
Bu ortamda yanlış yapmak güvenli mi?
- Eğer cevap “hayır” ise: insanlar soru sormaz, yeni fikir söylemez, risk almaz, öğrenme yavaşlar
- Ama eğer cevap “evet” ise: merak artar, deneme davranışı artar, dayanıklılık gelişir, gerçek öğrenme başlar.
- Belki de asıl mesele mükemmel olmak değil, olma sürecinde kalabilmektir.
- Çünkü gelişim, temiz ve kusursuz bir yol değildir. Dağınık, inişli çıkışlı ve bazen belirsizdir.
- Ama tam da bu yüzden gerçektir.
- Mükemmeliyetçilik, eğer bizi küçültüyorsa bir yüktür. Ama bizi büyütüyorsa bir motordur.
- Asıl soru şu: Mükemmel görünmeye mi çalışıyoruz, yoksa daha iyi olmaya mı?
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Çaba Yetmez. Etkili Çaba Öğrenilir.
168 Saat: Zamanım Yok Mu, Yoksa Hikâyem Mi Öyle?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


