Son yıllarda büyüme zihniyeti (growth mindset) üzerine çalışırken en çok fark ettiğim şey şu oldu: Biz yetişkinler bu konuyu çok konuşuyoruz… ama her zaman uygulamıyoruz.
Açık konuşmak gerekirse, çocuklara değişimin mümkün olduğunu anlatıyoruz; ama yetişkinler olarak kendi gelişimimizin görünür olmadığı durumlarda, çocukların buna inanmasını nasıl bekleyebiliriz?
Bu ikilem, sadece eğitim ortamında değil, iş hayatında da karşımıza çıkıyor. “Ben artık değişmem.” “Böyle gelmiş böyle gider.” “Ben böyleyim…” gibi cümleler, aslında öğrenmeyi değil, sabit zihniyeti pekiştiriyor.
Oysa araştırmalar ve sahadaki gözlemler tam tersini söylüyor: İnsan nöroplastisite sayesinde öğrenmeye devam ettiği sürece değişebilir. Yetişkinler de. (Örneğin, Carol Dweck'in çalışmaları ve nörobilimdeki bulgular, zekânın ve yeteneklerin sabit değil, geliştirilebilir olduğunu kanıtlıyor.)
Yetişkinlerin Dönüm Noktası: Model Olmak
Bir süre önce iş dünyasında ve eğitimde yetişkinlerle yaptığım çalışmalarda şunu gördüm: Çocuklara “yapabilirsin” mesajını veriyoruz ama yetişkinler kendi gelişimlerini açıkça paylaşmadığında, bu mesaj havada kalıyor.
Örneğin,
- Anlamadığımızda soru sormamak,
- Bilmediğimizi söylemekten çekinmek,
- Geri bildirim istememek…
Çocuklar ve gençler bunu görüyor ve “öğrenme yetişkinliğe ait değil” izlenimi oluşuyor.
Küçük Eylemlerin Güçlü Etkisi
Benim öğrendiğim küçük ama güçlü bir şey: “Birlikte öğrenen yetişkinler, çocuklara da birlikte gelişmeyi öğretir.”
Bazen yaptığım en basit şey bile gerçekten büyük fark yarattı:
- “Bilmiyorum” demek,
- “Şu kısmını anlamadım” demek,
- “Bugün şunu öğrendim” diye paylaşmak.
Bu kadar basit bir şeffaflık bile güveni ve öğrenme motivasyonunu inanılmaz derecede değiştiriyor.
Dirençle Karşılaşınca Pes Etmemek
Evet, herkes değişime hemen hazır değil. Bazıları direnç gösteriyor. Bazen yıllardır aynı sistemi deneyimlemiş insanları ikna etmek kolay olmuyor.
Ama şunu gördüm: Bir insanın gelişme ihtimalini asla küçümsememek gerekiyor. Zamanı geliyor, yavaş yavaş dönüşebiliyorlar. Bu, bir sabır ve sürekli model olma işi.
Kimse Kimsenin Zihniyetini Değiştiremez
Bu cümleyi özellikle çok önemsiyorum. Zira değişim, dışarıdan dayatılan değil, içeriden gelen bir süreçtir.
Bir kişinin değişimi için:
-
Kendisinin istemesi,
-
Kendisine güvenmesi,
- Yolun mümkün olduğuna inanması gerekir.
Ancak şu da çok önemli: Birbirimizi etkileyebiliriz. Bu etki, yargılayarak veya öğreten bir dilden değil, “gel beraber keşfedelim” yaklaşımıyla, yani öğrenme kültürünü birlikte yaratarak gerçekleşir.
Bugün Kendime Şu Soruyu Soruyorum
Ben kendi gelişimimi ne kadar görünür kılıyorum?
- Bunu öğrenciler için soruyorum.
- Çalıştığım ekipler için soruyorum.
- Kendi hayatım için soruyorum.
Çünkü biliyorum ki bir yetişkin olarak değişime açık olduğumu göstermem, başkaları için de değişimi mümkün hale getiriyor. Biz kendimiz duran değil, sürekli öğrenen model olduğumuzda zihniyetler değişiyor.
Yetişkinlerde zihniyet değişimi mümkün mü?
Bu sorunun cevabı, “Evet, eğer isterlerse ve bu yolu onlara görünür kılacak modeller bulabilirlerse…”
Benim rolüm:
- Alan tutmak,
- Merak uyandırmak,
- Desteklemek,
- Birlikte yol almak.
Gerisi, bireye ait bir öğrenme yolculuğu ve kişisel bir seçimdir.
Sevgiyle.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Liderlik Tercihi: Aksaklık Anında Organizasyonel Gelișimi Seçmek.
Sürekli "Daha Çok" Çalışmak Neden Yerinizde Saymanıza Neden Olur?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


