Yıllar içinde şunu çok net gördüm:
- Zorlanan öğrenci “eksik” değildir.
- Zorlanan çalışan “yetersiz” değildir.
- Zorlanan insan, öğrenmenin tam ortasındadır.
Ama biz ne yapıyoruz? Zorlanmayı susturmaya çalışıyoruz. Hızla “doğru cevabı” veriyoruz ya da fark etmeden şu mesajı iletiyoruz: “Eğer zorlanıyorsan, sende bir sorun var.”
Oysa öğrenme tam tersidir.
Bir öğretmenin sınıfında kullandığı çok güçlü bir metafor var: “Zorlanma Otobüsü.” Zorlandığında o otobüse biniyorsun. Sinirleniyorsun, kafan karışıyor, “yapamıyorum” diyorsun. Ama işte tam o noktada beynin çalışmaya başlıyor. Yeni yollar arıyor, yeni bağlantılar kuruyor.
James Nottingham’ın "Öğrenme Çukuru" (The Learning Pit) modeli de tam olarak bunu anlatır. Gerçek öğrenme, bildiklerimizle bilmediklerimiz arasındaki o derin çukura düşüp, kendi stratejilerimizle oradan tırmanarak çıkma sürecidir.
Ancak her zorlanma bizi geliştirmez. Burada hassas bir denge vardır:
- Konfor Alanı: Zorlanma yoktur, gelişim durur.
- Gelişim Alanı (Optimal Zorlanma): Hafif bir gerginlik vardır, beyin "esner" ama kopmaz. İşte büyüme buradadır.
- Kaygı Alanı (Panik): Zorluk seviyesi kapasitemizin çok üzerindedir. Burada öğrenme değil, felç olma durumu yaşanır.
Gelişim; bizi felç eden bir yükün altında ezilmek değil, bizi bir adım öteye taşıyacak o "tatlı sert" zorluğa göğüs germektir.
Bir sınıfın, bir ekibin veya bir ailenin dili değiştiğinde kültürü de değişir. Gelişimi görünür kılmak için şu dönüşümleri başlatabiliriz:
Zekayı Değil, Stratejiyi Övün
- Mevcut Kalıp: "Sen çok zekisin."
- Yeni Yaklaşım: "Buraya gelmek için hangi stratejileri kullandın?"
- Neden: Çünkü bu, sonuca giden çabayı ve yöntemi onurlandırır; zekayı "sabit" bir özellik olmaktan çıkarır.
Konforu Değil, Gelişimi Hedefleyin
- Mevcut Kalıp: "Bu senin için çok kolaydı."
- Yeni Yaklaşım: "Bu senin için çok kolaydı, belki de artık daha zorlayıcı bir şeylere geçmeliyiz?"
- Neden: Kolay olanın aslında gelişimi durdurduğunu, asıl öğrenmenin sınırları zorlayınca başladığını hatırlatır.
"Henüz" Kelimesinin Gücünü Kullanın
- Mevcut Kalıp: "Yapamıyorum."
- Yeni Yaklaşım: "Henüz yapamıyorum."
- Neden: Bu küçük kelime, kapıyı açık bırakır ve sürecin hala devam ettiğini, öğrenme yolculuğunun bitmediğini vurgular.
Hatayı Bir Öğretmene Dönüştürün
- Mevcut Kalıp: "Hata yaptın."
- Yeni Yaklaşım: "Bu hata sana neyi denememen gerektiğini öğretti? Bir dahaki sefere neyi farklı yaparsın?"
- Neden: Hatayı bir utanç kaynağı olmaktan çıkarıp, değerli bir veri kaynağına ve basamağa dönüştürür.
Gerçek gelişim; konforla değil, temasla olur. Zorlanma, bu temasın doğal bir parçasıdır.
Belki de bu yıl kendimize şunu hatırlatmalıyız: Zorlandığımızda yanlış yolda değiliz; sadece yoldayız. Ve o "zorlanma otobüsü" bizi gitmemiz gereken yere, yani kendimizin bir üst versiyonuna taşıyor.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Yeni Yılın İlk Günü: Kendime Verdiğim Sözü Hatırlıyorum.
İş Yerinde Kendinizi “Güvende” Hissetmek İçin Birinin Kapınızı Çalmasını mı Bekliyorsunuz?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


