Neden Tek Bir Zihniyetle Yetinelim?
Bazen insanlara şu soru sorulur: “Senin zihniyetin ne?”
Bu soru masum gibi görünür. Ama içinde ciddi bir varsayım taşır: Herkesin tek bir zihniyeti vardır. Oysa gerçek bu değil.
Araştırmalar bize şunu söylüyor: İnsanlar tek bir zihniyete sahip değildir. Zihniyetimiz, bağlama göre değişir.
Bir alanda cesur, öğrenmeye açık ve ısrarcı olabilirken; başka bir alanda kolayca vazgeçen, kendinden şüphe eden ve “benlik değil” diyen birine dönüşebiliriz.
Bir an durup kendine şu alanlarda bak:
- Matematik
- Müzik
- Dil öğrenme
- İlişkiler
- Ebeveynlik
- İş / liderlik
Muhtemelen bazı alanlarda şunu diyorsun: “Zor ama öğrenirim.”
Ama bazı alanlarda iç ses bambaşka: “Bu bana göre değil.” “Ben bu işlerde iyi değilim.” “Ne kadar uğraşsam da değişmez.”
Bu çelişki tesadüf değil.
Carol Dweck’in çalışmaları bize şunu gösterir: Zihniyet, doğuştan gelen sabit bir özellik değildir. Deneyimlerin, mesajların ve geri bildirimlerin toplamıdır.
Bir alanda: teşvik edildiysek, çabamız fark edildiyse, gelişim yaşayabildiysek, orada gelişim odaklı bir zihniyet geliştirmemiz çok doğaldır.
Ama başka bir alanda: sürekli başarısızlık yaşadıysak, nasıl gelişeceğimiz öğretilmediyse, “bazı insanlar bu işte iyi değildir” mesajını aldıysak, orada düşük gelişim odaklı bir zihniyet oluşur.
- Yani mesele yetenek değil. Maruz kalınan iklimdir.
- Şunu sıkça gözlemleriz: İnsanlar genellikle iyi oldukları alanlarda gelişim zihniyetine sahiptir.
- Bu şu anlama gelir: “Buraya gelmek için çok çalıştım, emeğimi görün.”
- Ama zorlandıkları alanlarda şu cümle devreye girer: “Bu benim kontrolümde değil, ben böyleyim.”
- Bu, farkında olmadan kendimizi koruma biçimimizdir. Ama aynı zamanda kapıları kapatan bir savunmadır.
- Asıl risk şudur: “Gelişebilirsin… ama sadece bazı alanlarda.”
- Bu düşünce içeri sızdığında, farkında olmadan geleceği daraltırız.
- Bir çocuk için düşün: Hayal gücü bir alana takılıyor. Bir tutku filizleniyor.
- Ama iç sesi şunu söylüyorsa: “Ben bu alanda gelişebilecek biri değilim.”
- O çocuk ne yapar? Çoğu zaman denemez bile.
Ve biz şunu kaybederiz: potansiyel bir bilim insanını, bir sanatçıyı, bir lideri, ya da sadece kendi yolunda ilerleyecek bir insanı.
Çocuklara — ya da ekiplerimize — hangi mesajı veriyoruz?
- “Bazı alanlarda gelişebilirsin.” yoksa “İstersen, seçtiğin her alanda gelişebilirsin.”
- Bu iki cümle arasındaki fark, hayat yolu farkıdır.
- İdeal olan, tek tek alanlara sıkışmış bir gelişim anlayışı değil; hayatın tamamına yayılan bir gelişim zihniyetidir.
- Bu şu inancı taşır: “Kim olduğum, hangi alanda gelişebileceğimi sınırlamaz.”
- Hatalar, zorluklar, yavaş ilerleme… Bunlar yetersizlik değil, öğrenmenin doğal parçasıdır.
Evet, hepimizin birden fazla zihniyeti var. Benim de var.
Ama mesele bu değil. Asıl mesele şu: Çocuklara — ve kendimize — şu mesajı veriyor muyuz?
- “İstersen, seçtiğin her alanda büyüyebilirsin.”
- Bir ebeveyn, bir eğitimci, bir lider olarak verebileceğimiz en güçlü mesaj budur.
- Çünkü gelişim zihniyeti, hayatın her alanı için açık bir davettir.
Yeni Yazılardan Haberdar Olun
Mindset ve kişisel gelişim üzerine haftalık içerikler
Bu yazıyı paylaşın
Çocuklara (ve Aslında Herkese) Geri Bildirim Vermenin Sanatı ve Bilimi
"Bana Ne Yapacağımı Söyle" Demek Bir Güvenli Alan mı, Yoksa Bir Hapishane mi?

Yasemin Karakaya
Mindset ve ilişki koçu, kişisel gelişim uzmanı ve "Mindset Her Şeydir" kitabının yazarı. Girişimciler ve profesyoneller için dönüşüm koçluğu sunuyor.
Hakkımda


